Değerli taşlar, taş işleme, gemoloji, mineroloji, mineraller ve kristal sistemleri hakkında

Değerli taşları veya başka bir deyişle süs taşları alıcılara sunabilmek için ham haldeyken taşlar kesilip, şekillendirilir, parlatılır, cilalanır ve böylelikle alıcılara sunulur.DSCN3510 Cilalamanın taşlara ham halde olanlara göre bir farklılık kazandırdığı tarih öncesi çağlarda ilk önce farkedilmiş. Öyle ki, taşların cilalanmaya başlanması ile insanoğlu yontma taş devrinden cilalı taş devrine (M.Ö. 8000 ile M.Ö. 3200 yılları arası) geçmiştir.

Lapislazuli, turkuvaz gibi süs taşlarına eski çağlarda daha önceleri şekil düzeltme şeklinde cilalama işlemleri uygulanırken zamanla traşlama, delme, geomerik şekillerde kesim ve boncuk kesimi gibi yöntemler geliştilmiştir. Günümüzde artık faset (geometrik şekil kesimi) kesim öylesine gelişmiştir ki, özellikle lazer teknolojisi sayesinde, çok özel matkap uçları ile 1 mm’nin altında duyarlılıklarda geometrik şekiller kesilmiş ve cilalanmış hallerde meydana getirilebiliyor. Hatta belli kesimler taşları ile beraber anılmaya başlandı, örneğin zümrüt faset kesimi. Değerli taşlar esas itibariyle 3 ana grupta değerlendirilir. Esasen küpe, kolye, yüzük, boncuk gibi takı yapımında değerlendirildikleri aşikardır. Bunun haricinde duvar saati, mermer, kalemlik gibi yapılarda aksesuar olarak kullanılmakla beraber doğrudan vazo, heykel, tabak gibi nesneler de değerli taşlardan doğrudan üretilmektedir.

Süs taşları damar şeklinde çevre kayaçların içerisinde yüzeyde oluşabildiği gibi galeriler açarak yeraltı madenciliği yöntemi ile süs taşlarına ulaşılması gerekebilir (örneğin Burmada yeraltı madenciliği ile yeşim taşı ve Güney Afrika’da elmas madenciliği faaliyetleri yürütülmektedir). Doğada mesela yurdumuzda Eskişehir civarında görüldüğü gibi fay çatlakları veya başka yapılar içerisinde dolgu şeklinde süs taşları ikincil bir oluşum şeklinde yerleşmiş de olabilirler. Dere kenarlarında metamorfik temellerden taşınarak gelmiş bulunan çeşitli granatlara veya korund’a rastlanabilir. Ayrıca yurdumuzda Sarıkamış’da olduğu gibi süs taşları geçmişteki volkanik faaliyetlere bağlı olarak doğrudan araziye gelişigüzel saçılmş biçimde de bulunabilirler. Akarsu ve dere yataklarındaki plaser türü yataklarda mekanik aşınmaya ve akarsu akıntılarına bağlı gelişen çökelme ortamları da altın ve zirkon gibi madenlerin birikmesini elverişli hale getirebilir. örneğin Sarıkamış dere yataklarındaki bazı teraslarda 1 Dünya Savaşı yıllarında altın madenciliği faaliyetleri yürütülmüştür.

Comments are closed.

 
Designed by Losmedia Interactive Media Agency
    info@mineralagat.com
    +90 222 230 75 18